Eşini öldüren Uğur Kurban Mahkemede konuştu

Denizli’de 27 Ağustos günü boşanmak üzere olduğu eşi tarafından bıçaklanarak öldürülen Hafize Kurban’ın ilk davası Denizli Adliyesi’nde görüldü.

Eşini öldüren Uğur Kurban Mahkemede konuştu

Denizli’de 27 Ağustos günü boşanmak üzere olduğu eşi tarafından bıçaklanarak öldürülen Hafize Kurban’ın ilk davası Denizli Adliyesi’nde görüldü.

Reklam
Eşini öldüren Uğur Kurban Mahkemede konuştu
13 Kasım 2019 - 08:45 - Güncelleme: 13 Kasım 2019 - 09:32
Reklam


HABER MERKEZİ

4 Eylül günü hayatını kaybeden 23 yaşındaki Hafize Kurban’ın ilk duruşması bugün 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Önceki gün sabah 09:45’de Denizli Adliyesi’nde görülecek olan dava öğleden sonra 15:00’da görüldü.  Denizli’deki kadın örgütlerinin, gönüllü avukatların bire bir takip ettiği davada, katil zanlısı Uğur Kurban’ın ifadesi dinlendi. Duruşmaya Hafize Kurban’ın babası Mustafa Balık müşteki olarak katıldı.
 
Mahkeme salonunda ifade veren Uğur Kurban 23 Ağustos günü aldatıldığını öğrendiğini, 26 Ağustos günü Hafize Kurban’dan boşanmak için çekişmeli boşanma davası açtığını, 27 Ağustos günü Hafize Kurban ile görüşmek için eve gittiğini söyledi. İfadesi dinlenen Uğur Kurban eşine, anlaşmalı boşanma davasının daha kolay olduğunu, çekişmeli boşanma davasının uzun sürdüğünü,  söylediğini belirtti. Katil zanlısı Kurban ifadesine şöyle devam etti:
 
Bir tekstil firmasında çalışırken eşiyle tanıştığını ve bir müddet sevgili kaldıktan sonra 2014'te evlendiklerini iki çocuklarının olduğunu söyledi.
Evlendikten sonra bazen tartışmalarının olduğunu dile getiren sanık Uğur Kurban, “3-4 ay önce eşimden şüphelendim. Kavga etmeye başladık. Eşimin telefonundaki WhatsApp'ın kodunu kopyalayarak telefonuma yükledim. 23 Ağustos'ta 07.00-15.00 vardiyası için işe gittim.
Saat 11.30 sıralarında eşimin başka biriyle mesajlaştığını fark ederek bu durumu kayıt altına alıp kayınpederimi aradım ve eve gelmesini söyledim. Yoldayken kayınvalidemi ve Afyonkarahisar'daki babasını da aradım. Eve girdiğimde kayınpederim ve eşim vardı. Kayın pederim ayağa kalktı ve mesaj kayıtlarını göstermemi söyledi. Ben de eşimin yazışmalarını gösterdim. Kayın pederim, 'Hani arkadaşındı' diye eşimin yüzüne 4 kez vurdu. O çekildikten sonra ben çenesinden tuttum eşimin ve geriye doğru ittim. Boşanma kararı aldığımdan zorluk çıkmaması için bir şey yapmak istemedim. Sonra evin koridorunda kapının camına vurdum, elimde hafif kesi oluştu. Kızgınlıkla mutfağa doğru gittim, bıçağı elime aldım, kayıp pederim 'bırak oğlum' diye elimden bıçağı alıp beni sakinleştirdi. Eşim bu arada evden  çocukları alıp gitmiş."
Daha sonra kayıp pederinin evine gittiğinde çocuklara eşinin kız kardeşinin baktığını gördüğünü ve kayın pederi ile eşine ulaşmaya çalıştıklarını anlatan sanık Uğur Kurban, Birkaç sefer telefonuna aramama rağmen ulaşamadım. Polise kalıp ihbarında bulunmaya karar verdik.
Daha sonra kayıtlı olmayan bir numaradan arandım, açtım eşimdi. Denizli Devlet Hastanesi acilde olduğunu gelmemi söyledi. Kayıp pederimi aradım ve eşimi bulduğumu söyledim. Yanına gittim, polisler vardı. Babası olan kaybederimden şikayetçi olacağını, kendisini polislerin sığınma evine yerleştireceğini söyledi. Polisler, eşiyle Kınıklı Polis Merkezine gideceklerini, benim de aracımla arkalarından gelebileceğimi belirttiler. Eşim polis merkezinde şikayetinden vazgeçti ve kayın pederimle sarılarak oradan ayrıldılar.
Eşi evden ayrıldıktan sonra pazar günü eve gelip eşyaları sattığını anlatan sanık Uğur Kurban, Pazartesi günü eşimin görüşme kayıtlarının, mesajlarının fotoğraflarının, sohbet geçmişinin çıktısın alıp adliyeye giderek boşanma davası açtım. Gürlek'teki abimin evine tekrar geri gittim. Salı günü kayınpederimi arayıp eşimle görüşmek istediğimi, telefonu vermesini söyledim. Eşime telefonda çekişmeli boşanma davasının uzun süreceğini, anlaşmalı boşanma yapmamızı, arabayı satıp yarısını vereceğimi söyledim. Çocukların velayetinin de kendisinde kalabileceğini söyledim, kabul etmedi."
Daha sonra eşyalarını almak üzere kayın pederi ile eşinin eski oturdukları eve gideceklerini söylediklerini
"Oturduğumuz eve gittim baktım, kapıda kavgalı olduğum bacanağımla kayınpederin vardı. Arabamdaki bıçağı yanıma aldım. Eve çıktım, eşimle orada görüştük. Eşim dışarı çıkalım sigara içelim dedi. Dışarı çıktık, evin biraz ilerisinde konuşmaya başladık. Anlaşmalı boşanmamızın daha çabuk olacağını söyledim. Beni götürseydi onunla giderdim. Kaçak göçek buluşuyorduk zaten. Bana senden iyi davranıyor. Senin donuna kadar alacağım' dedi. Ben buna dayanamadım, şoke oldum. Sol elimde olan bıçağı karın hizasına sapladım. Eğilince göğüs ve boğazına isabet etmiş. Olayın ardından bir müddet ileride bıçağı attım. Bir yere oturup sigara yaktım. Arkasından polisi aradım gelen polise teslim oldum bıçağın yerini gösterdim.
Davaya müdahil olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatının, eşini bıçaklamak, öldürmekle ilgili eşinin yakını ile mesajlaşmaları olup olmadığı sorulan sanık Uğur Kurban, "Daha önceden öldürmeyi düşünmemiştim. 'Benim iki çocuğum var, Hafize için elimi kana bulayamam' dedim. Kesinlikle Hafize'yi öldüreceğime dair bir şey yazmadım."
Mahkeme heyeti, müşteki Mustafa B. ile avukatlarının ifadesini daha sonra almak üzere duruşmayı 3 Ocak 2020 tarihine erteledi.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum