Reklamı Geç

Köylüyü dinlemediler

Denizli’de 7 yıldır Glabal Gate sertifikalı ürün yetiştiren ve dünyanın her yerine ihraç eden köylüler devlet eliyle cezalandırıldı. Köylünün tarlasının ortasına yüksek gerilim hattı döşendi, otoyol geçirildi, sulama kanalları parçalandı ve bağlantı yolları ortadan kaldırılarak tarlaya ulaşım engellendi. Uluslararası kuruluşların akredite ettiği ürünler risk altına girdi.

Köylüyü dinlemediler
08 Nisan 2021 - 08:29 - Güncelleme: 08 Nisan 2021 - 11:56


Sozcu.com.tr’dan Selami Aydın’ın haberine göre; Denizli'de mikro klima özelliğine sahip Pamukkale Ovası'ndaki 46 bin dönüm arazi ve bu arazilerdeki ürünler risk altında. Bölgedeki köylü yapılan çalışmalar yüzünden topraklarını ve suyunu kaybetti. Köylüler yol projesi yüzünden tarlasına ulaşamaz duruma geldi.

AMELELERİN TIRNAKLARI BİLE DENETLENİYOR

Meyveciliğin yaygın olduğu ovada ihraç ürünleri nar, ayva, kayısı ve şeftali başta olmak üzere 19 çeşit meyve ve diğer tarım ürünleri yetiştiriliyor. Üretilen ürünün yüzde 90'ı ihraç ediliyor. Bölgedeki bilinçli çiftçiler ürünlerine 7 yıldır Global Gate sertifikası alıyor. Bu sertifika ile ürünler dünyanın herhangi bir ülkesine sorunsuz ihraç ediliyor.

Bu nedenle ihracatçı firmalar bölge ürünlerini kapışıyor. Çiftçiler uluslararası akreditasyon firmaları tarafından habersiz denetimden geçiyor. Hasat öncesi bahçelerden numune alınıyor ve inceleniyor. Pestisit ve MRL değerleri kabul edilir durumdaki ürünlere sertifika veriliyor.

Yıl içinde Yunanistan ve Hollanda'dan habersiz gelen denetçiler sulama suyu analizi yapıyor. Hijyen koşulları gözden geçiriliyor. Açığa tuvalet yapılmasına müsaade edilmiyor. Hasat dönemi amelelerin tırnaklarına kadar denetim gerçekleşiyor.


3 PROJE AYNI ANDA BAŞLADI OVA MAHVOLDU

Bölgede aynı anda üç çalışma birden yürütüldü. Önce TEİAŞ bölgede şebeke güçlendirme çalışması yürüttü. Ovadaki tarlaların ortasına dev yüksek gerilim hatları döşendi.

Çalışmalar yapılırken köylüden izin alınmadı, haber verilmedi. Daha sonra Aydın-Denizli otoyolu Ankara bağlantı yolu projesi kapsamında bölgede otoyol çalışması başlatıldı.


Ovayı ikiye bölen yol köylü ile tarlası arasındaki yolları ortadan kaldırdı, ulaşımı sonlandırdı. Ayrıca sulama kanalları ile kesişen noktalarda ana kanallar tahrip edildi. DSİ ise bölgede basınçlı sulama sistemi çalışması yürüttü.

Döşediği ana borular otoyol ile çakışınca yeniden sökülüp ileri taşındı. Bu arada ara kanaletler tahrip edildi, köylü susuz kaldı. Ödenek yetersizliği yüzünden projede değişikliğe gidildi vatandaş isyan etti.


ÇİTÇİYİ TEHDİT ETTİLER

Bölgede en çok tepki çeken konu ise DSİ'nin yürüttüğü proje oldu. Recep Yazıcıoğlu Sulama Birliği projesi olmasına rağmen DSİ'nin yürüttüğü projede bölgedeki sulama sistemlerinin yer altına alınması ve her tarlaya hidrant (toplama merkezi) bağlanması planlandı.

Proje tamamlandığında çiftçi kartını okutup suyunu alacak, sayaç sayesinde ne kullandığı su miktarı kadar ödeme yapılacaktı. Bölgeyu su Gökpınar Baraj Göleti ile Kaklık ve Honaz'daki yer altı kaynaklarından gelecekti.


Fakat DSİ yetkilileri ödenek sıkıntısı nedeniyle hidrantları önce 175 metre ara ile yapacağını daha sonra 700 metre ara ile yapacağını duyurdu. Köylüleri bilgilendirme amacı ile yapılan DSİ ve Karayolları Bölge Müdürlüğü yetkililerinin katıldığı toplantıda tartışma çıktı.

Köylüler tartışma sırasında her projenin müteahhitleri tarafından tehdit edildiklerini söyledi. Bir kısmı tamamlanan hidrantlar bazı tarlaların ortasına yerleştirildi. Hatları da tarlaların ortasından geçti.


Köylüler hidrantın bulunduğu tarım toprağını kullanamayacaklarını, aynı zamanda başkasının arazisinden boru geçirmek zorunda kalacaklarını söyledi.

Kocadere muhtarı Abdi Cebe arazideki bir tarlayı göstererek, “Bu iki parsel iki kardeşe ait ama birbirileri ile çok ciddi kavgalılar. Şimdi boruları araziden geçirtmeyecek. Bu adam suyu nereden alacak?”diye isyan etti.  Bölgede şu anda 46 bin dönüm arazi sulanamıyor.


“KÖYLÜYÜ DİNLEMEDİLER”

Projenin ciddi sorunlar getireceğini hem yol hem sulama projesi yürüten müteahhitlere söylediklerini anlatan Kocadere köylüsü Feridun Özkan, “Daha önce Buyanlı Dere mevkiinde DSİ'nin döşediği 400 metrelik ana boru otoyol sahasında kaldı. Sökülüp 100 metre ileriye döşendi. Defalarca söyledik ama bizi dinlemediler. İlk projeye tüm köylüler muvafakat verdik.

Her parselde vana olacaktı. Çalışmaya başladıktan sonra projeyi değiştirdiler. Bir toplantı yapıldı. Hem karayolları hem DSİ yetkilileri vardı. Muhtarlar vardı. Toplantıda muhtarlara çok kötü davrandılar. Kavga çıktı.

Müteahhitler ceza yazdırırız, mahkemeye çıkarırız diye tehdit etti. Örnek olacak bir projeydi. Basınçlı sulama sistemi tamamlanmadı. Ana kanaletleri de kırdılar. 20 Mart'a kadar su vermemiz gerekiyordu veremedik. Ana kanalı onarsalar bile 6 ayrı kol var. Onlar da taprip edilmiş durumda” ifadelerini kullandı.


“BEN SULAMA YAPAMAZSAM BORCUMU NASIL ÖDERİM”

Sulama sisteminin tamamen tahrip edildiğini söyleyen çiftçi Ferhat Bozkurt, “Büyük sıkıntı içindeyiz. Buğdaylarımızın sulanması lazım. Yeni fidan diktik onların sulanması lazım. Mağduruz. Otoyol çalışması bizim sistemlerimizin tamamını tahrip etti.

Biz hizmete karşı değiliz ama önce bir işin altyapısı hazırlanır. İşe öyle başlanır. Sulama sistemlerimizin tamamını yok ettiler. Nisan sonunda bana taksit yatır diyecekler. Ben sulama yapamazsam borcumu nasıl ödeyeyim” diye konuştu.


“BÖYLE GİDERSE MAYIS ORTASINDA ANCA SU ALIRIZ”

Çiftçi Ahmet Tüğdür ise “Düzensiz bir çalışma var. Çiftçinin suya ihtiyacı var ama hatlar tahrip edildiği için sulayamıyoruz. Önceden tedbir alınması gerekiyordu. Hala su verecekler. Bugün yarın diyerek öteliyorlar. 10 gün önce sulama yapmamız gerekiyordu. Böyle giderse Mayıs'ın 15'nde ancak sulama yapacağız” ifadelerini kullandı.

“İKİNCİ ANTALYA OLMA YOLUNDAYDIK”

Verimli arazilerin projelerle heder olduğunu söyleyen Kocadere mahallesi muhtarı Abdi Cebe; “İkinci Antalya olma yolundaydık. Otoyol geçirdiler, elektrik geçirdiler verimli arazilerimiz heder oldu. Burada ihracat ürünleri yetiştiriyoruz.

Aynı anda üç proje yapıyorlar. Bir üretici iki kez mağdur oldu. Proje yapanların birbirinden haberi yok. Güzelköy, Kocadere, Irlıganlı, Eldenizli ve Pınarkent muhtarları olarak dilekçe verdik. Çiftçinin tarlasının ortasından basınç sistemi geciriyor.

Yolun ağzına hidrant koyuyor. Beş metre kenarı al. Çiftçi tarlasına giremiyor. Proje her parsel başına vanaydı 700 metreye çıktı. Yapmasınlar o zaman. Biz vahşi sulamayı sürdürelim” diye konuştu.


“BİZİ MAHVETTİLER”

Çiftçi Serkan Tüğdür ise projenin örnek bir çalışma olduğunu fakat DSİ'nin değişiklikler yaparak çiftçiyi mağdur ettiğini belirterek, “Güzel bir proje sevinmiştik. Fakat projeye başladılar. Gördüğümüzde projenin başındaki insanlar ödenek kısıtlı geliyor diye hidrantı 700 metreye çıkardılar.

En yakın çiftçi 350 metreden kendisine boru çekip su alacak. Mesafe çok uzun. Neden diye sorduk. Ankara'dan para kısıtlı geliyor. Kısıtlı geliyorsa olduğu kadoar yapın ilk projeyi uygulayıp. Mükemmel bir projeyi yetkiler mahvettiler. Tarlanın ortasına hidrant koyarak biz çiftçiyi mahvettiler” diye konuştu.


“BU SİSTEM İŞLEMEYECEK”

Mağdur çiftçilerden Yaşar Bulut arazideki yükseklik farkı nedeniyle basınçlı sistemde sorunlar yaşacaklarını belirterek, “Her yer boru olacak. Burada arazi kademeli. Zaten otoban geldi. 2 bin 500 dönüm arazilerimizi alıyor. Arazi zaten küçülüyor. Bu basınçlı sulama çalışmayacak.

Ben bunu Cimer'e yazdım.  Bu senede DSİ suyu kanaldan verecekmiş. Basınçlı sulamaya yetişmedi ama gelecek yıl durumlarımız çok kötü. Ne müteahhit cevap veriyor ne DSİ'nin adamları. Ben bu tarlayı gelecek sene boş bırakacağım. Kira tuttuğum yer. Otoban birazını götürdü zaten” şeklinde konuştu.


“PROJELERDE KOORDİNASYON YOK”

CHP Pamukkale İlçe Başkanı Arda Arpacı ise SÖZCÜ'ye yaptığı açıklamada kamu projelerinde koordinasyon olmadığını yapılan yerlerin sökülüp yeniden yapıldığını belirterek, “Bir ay önce de gelmiştik. Sorunlar olduğu gibi duruyor.

Buradaki sorun 46 bin dönüm sulanabilir araziyi ilgilendiriyor. İki temel sorun var. Birincisi otoyol tarlaları ikiye böldü. Vatandaş kendi tarlasına ulaşamıyor. Bağlantı yolları sorunu bir türlü çözülemedi.

İkincisi sulama sorunu var. Köylüler öncesinden yüklenici firmaları uyarsa da dinlemediler. Yapılan yer bozulup tekrar yapılıyor. Milli servete yazık” ifadelerini kullandı.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum