İYİLİK İLE KÖTÜLÜK BİR ARADA MI?..


“Uzun Hasan ölünce oğlu Yakup babasının tahtına oturmuş. Fakat annesi, diğer oğlu Yusuf’un tahta geçmesini istiyormuş.
Bunun için Yakup’u öldürmeye karar vermiş. Bir kâse zehirli şerbeti, sarayda Yakup’un kolayca eline geçebilecek bir yere koymuş.
Bir gün Yakup, kardeşi Yusuf ile birlikte avdan dönmüş. Oldukça yorgunmuş. Annesinin koyduğu kâse gözüne ilişmiş. O zehirli şerbeti içmeye başlamış. Ancak kardeşinin de kendisi gibi hararetli olduğunu düşünerek, kâsede kalan şerbeti Yusuf’a uzatmış. Yusuf, büyük bir iştahla şerbeti içerken anneleri içeri girmiş. Durumu görür görmez canından çok sevdiği evladının zehirlendiğini anlamış. Yırtıcı bir hayvan gibi üzerine atılarak kâseyi elinden alıp son damlasına kadar içmiş!...
Biraz sonra bir hain ile iki masum kıvrana kıvrana can vermiş! Ardından, Akkoyunlu sarayı, üç cenazenin gömülme hazırlıklarına başlamış!...”
İktidar hırsı böyle bir şey!..
Rakibi bertaraf etmenin yollarını ararken, kendi sonunu da hazırlar!..
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!