Nadir GÜLEÇ

Nadir GÜLEÇ

muhabirCE

Bir istifanın akla getirdikleri

08 Ocak 2021 - 04:47 - Güncelleme: 08 Ocak 2021 - 05:53


Bugünlerde Türkiye gündeminde en çok konuşulan konulardan biri de Rektör atamaları.

Üniversitelere rektör atamaları geçmişten buyana hep problemli ve tartışmalı bir süreç oldu.


Günümüzde de seçimin olmaması ve üniversitede kadrosu olmayan, başka üniversitelerde ve kurumlarda Profesör ünvanı taşıyan bir kişi de rektör olarak atanması tartışmalara neden olmakta.

 Tartışmanın bir boyutunu akademisyenlerin temsil hakkının seçimlerin yapılmamasından dolayı yok sayılması oluştururken ikincisiyse bir üniversiteye o üniversitenin kadrolu öğretim üyelerinden birinin atanmayıp başka bir üniversite veya kurumdan profesör ünvanlı bir kişinin atanabilmesi.

 İkinci duruma örnek Boğaziçi Üniversitesinde kadrolu öğretim Üyesi olmayan dışarıdan bir profesörün rektör olarak atanması.

Boğaziçi Üniversitesine yapılan rektör atamasıyla birlikte aynı gün Pamukkale Üniversitesine de kadrosu Yıldırım Beyazıd üniversitesinde olan Prof.Dr. Ahmet Kutluhan da asaleten atandı.

Boğaziçi üniversitesinde olduğu gibi Rektör Ahmet Kutluhan’ın da kadrosu Pamukkale Üniversitesinde olmamakla birlikte, Kutluhan 2011 rektörlük seçimlerinde aday olmuş 80 civarında oy almış zamanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül FETÖ operasyonuyla görevden azledilen Hüseyin Bağcı’yı atamış.

Ancak, Kutluhan’ın asaleten Rektör olarak atanmasıyla birlikte kafaları karıştıran bir istifa haberi  Pamukkale Üniversitesi Twitter hesabından duyuruldu.

 Kutluhan’ın vekil rektör olarak Ağustos ayında atanmasıyla birlikte yaptığı ilk icraat ve atama Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi Bölümünden Prof. Dr. A. Fahir Demirkan’ı ilk rektör Yardımcısı olarak atamasıydı.

Ne var ki 7 Ocak tarihli Pamukkale Üniversitesinin resmî Twitter hesabından rektör Prof Dr Ahmet Kutluhan’ın ağzından Fahir Demirkan’ın sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kaldığı ifade ediliyordu.

Şimdi burada insanın aklına bir takım şüpheler ve sorular gelmiyor da değil.

Şöyle ki Kutluhan’ın vekil olarak ilk geldiğinde birinci adamı olarak görüp kendisiyle çalışmak için ilk atamasını yaptığı bir kişinin asalet döneminde sağlık sorunlarını gerekçe göstererek rektör yardımcılığı görevinden ayrılması.

Vekil rektör döneminde çalışan hem de akademik personel işleri ve Paü hastanesinden sorumluluk gibi çok önemli görevleri yürüten ve yüklenen birinin asaleten rektör atamasından sonra sağlık sorunlarının gerekçe gösterilerek ayrılması sanırım hayatın doğal akışına aykırı gibi görünüyor.

 Evet bir kişinin sağlık sorunu olması hayatın doğal akışı içinde oldukça doğaldır.

Ne var ki Kutluhan’ın vekillik döneminde burada çalışıyor olmamasından kaynaklanan üniversiteyi tanımaması gibi çok zorlu bir süreçte gündeme gelmeyen bu ayrılık nedeninin asalet döneminin ilk günleri içinde gündeme gelip bir ayrılışa neden olması cevaplanması gereken soru ve sorular gibi görünüyor.

Burada beklenen durum vekil döneminde zorlukları birlikte aşan ekip ve kişilerle asalet döneminde de hiç olmazsa belli bir zamana kadar çalışılabileceğidir.

Acaba esas gerekçe veya neden sağlık sorunları değil de başka nedenler veya düşünceler mi?
Bu ve  benzeri temel sorulara bağlı olarak başka sorular da insan aklına gelmiyor değil.
 Bu soruların cevaplarını biz biliyoruz ama yine de bunların cevaplarını bulmayı ve araştırmayı okuyucularımıza bırakıyoruz.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum