Yaşar ÖZTÜRK

Yaşar ÖZTÜRK


DEMİRCİ HÜSEYİN USTA (Hüseyin Demirkundak)

03 Ekim 2019 - 09:22 - Güncelleme: 03 Ekim 2019 - 13:35


Kuşluk vakti eski bir radyodan yanık bir Muğla türküsü duyulmaktadır: “Demirciler demir döver tunç olur. Sevip sevip ayrılması güç olur…” Kızılhisarlı Hüseyin Usta, türkünün verdiği keyifle bir başka vurur, nar gibi kızarmış demire. Balyoz ve çekiç darbeleri ortalığı inletmektedir. Tik tak, tik tak, tiki tiki tak…

 

Sanki her şey gizlice zikretmektedir. “Allah… Allah… Allah…” Soğumuş demir tekrar ocağa konur. “Çek körüğü Ali Fehmi Usta!” Huu hay… huu hay… huu hay… İs bağlamış demirci dükkânının tavan aralarına doğru çıtır çıtır kıvılcımlar yükselmektedir. Ağustos sıcağına sarmalanmış incecik terler, demirci ustalarının alınlarından akmaktadır. Tik tak, tik tak, tiki tiki tak…

 

Her gün Demirciler Çarşısı’ndan gelip geçen onca kalabalık, elleri ve yüzleri siyaha bürünmüş bu adamların, ilahî referanslı bir mesleğin vârisleri olduğundan acaba haberdar mıdır? ”Ant olsun ki, biz Davud’a tarafımızdan bir fazilet verdik ve ona demiri yumuşattık” (Sebe, 10). “Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır” (Hadid, 25). Bu ayetlerde geçen “hadid” kelimesi “demir” demektir.

 

Onlar ki, demire şekil veren Hz. Davud’un meslektaşlarıdır. Onlar ki, içlerindeki sanat aşkını soğuk demire nakşeden ince ruhlu zanaatkârlardır. Ergenekon’da demir dağları eriten onlardır. Gaza meydanlarında onların yaptığı “Yatağanlar” sallanır. Top dökümünde onlar, zırh yapımında onlar vardır. Tek cümleyle söylersek; onlar bugünün emekçi demirci ustalarıdır.

               
                                            

Benim çocukluğumun eli öpülesi zanaatkârlarından biri de Kızılhisarlı Demirci Hüseyin Usta idi. Ciddi, dürüst bir adamdı. Ömrü hayat mücadelesiyle geçmiş büyük ustalardandı. Ben, onu örsün başında demir döverken hatırlıyorum; bir de onun belediye meclis üyesi olduğu günleri… “Öldüğünde 50 yaşındaydı.” diyor oğlu Hamdi Demirkundak; “fakat hayat onu çok yıprattı, sanki 60-70 yaşlarında gibi görünüyordu.” Geçmişe dönüp baktığımda sadece Demirci Hüseyin Usta değil, hayat karşısında sarsılmış, ezilmiş, yıpranmış Anadolu’nun o çilekeş insanları da yaşlarından çok büyük gösteriyorlardı.

 

Hüseyin Demirkundak 1930 Kızılhisar doğumludur. Babası Kölebeşler’in Demirci Koca Mehmet, annesi Hatice’dir. Koca Mehmet, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’na katılmış kahraman gazilerimizdendir. Hüseyin Usta, Koca Mehmet’in beş çocuğundan ikincisidir ve baba mesleğini devam ettiren tek çocuğudur.

 

Demirci Hüseyin Usta’nın oğlu ve benim çocukluk arkadaşım Hamdi Demirkundak, Kölebeşler sülalesinin nereden geldiğini şöyle anlatmaktadır: “Kuru Hacı Hasan, Hac’dan gelirken yanında 5 köle getirmiş ve bu köleleri Kızılhisar’da azat etmiş. Azat edilen beş köle anlamında ‘Kölebeşler’ denilmiştir.”

 

Kölebeşler’in mesleği demirciliktir. Demirci Hüseyin Usta, küçük yaşlarda babasının ve dedesinin yanında çıraklığa başlar. Askere gidinceye kadar babası Koca Mehmet’in yanında çalışır. Mesleğinde ustalaşır; tahra, orak, çapa, saban demiri, kağnı tekeri, bağ çapası, tütün çapası, karık çapası, çift pulluk ve at arabası yapımında büyük maharetler gösterir. Halk arasında sevilen sayılan, ustalığına itibar edilen, iyiliksever, sempatik bir zanaatkârdır.

 

Askerlik dönüşü, Acıpayam ilçesinden Münir’e Hanım ile evlenir ve Sabahat, Mehmet, Hamdi, Zeki adında dört çocuğu olur.

 

Kendine ait ilk işyerini, 1950 / 1951 yıllarında Pınarcık Mahallesi Fevzi Çakmak Caddesi’nde açar. Daha sonra çarşı içinde Nail ve Cemal Şentürk kardeşlere ait dükkânda mesleğini sürdürür. İbrahim Taş, Nail Çavun, Avni Kılınç, Hüseyin Terzi, Ebasanların Ali, Ahmet Demirkundak (Uzun Ahmet), Ali İhsan Kaz, Kadir Satılmış, Yassıhöyüklü Bekir ve Osman yetiştirdiği çıraklardandır. Ayrıca yanında uzun yıllar çırak, kalfa ve usta olarak çalışan

yeğeni Ali Vehbi Keyik de yetiştirdiği ustalar arasındadır. Oğulları Mehmet ve Hamdi de baba mesleği demirciliği seçmişler ve meslekte yetişmeye başladıkları 1974-1975 yıllarından itibaren babalarının ağır ekonomik yükünü bir nebze olsun hafifletmeye çalışmışlardır.

 

Sıkıntılı geçen hayat Usta’yı yormuştur. 29 Şubat 1976’da Kızılhisar’da bir kahvehanede otururken kalp krizi geçirir. Tedavi altına alınır ve 28 gün sonra taburcu edilir. Usta, artık aktif iş hayatından çekilmeye karar vermiştir. Kızılhisar Belediye İş Hanında bir dükkân kiralar, oto yedek parça ve hırdavat işiyle uğraşmaya başlar. Bu yeni iş adeta, Usta’nın yorgun kalbinin dinlenmesi ve arkadaşlarıyla daha sık ve daha rahat görüşmesi için iyi bir fırsat olmuştur.

 

1977 Mahalli Seçimleri yaklaşmaktadır. Ömer Vural, Adalet Partisi’nden Kızılhisar Belediye Başkan adayıdır. Hüseyin Usta, Vural’ın belediye meclis üyeliği listesindedir. Çekişmeli ve gergin geçen bir seçim sonucunda Ömer Vural ile birlikte 1977 Belediye Başkanlığı Seçimini kazınırlar. Hüseyin Usta bu tarihten itibaren siyasî hayatın içinde mahallî bir aktördür artık.




                            
                                   F oto:2Kızılhisar Belediye Meclis üyeleri (1977)
Ayaktakilersoldan sağa: Mehmet Kurt, Osman Elbeyi, Davut Eskikurt, Hüseyin Demirkundak, Mustafa Karaken, Mehmet.Demirağ Oturanlar soldan sağa: Hüseyin Turhan, Ömer Vural (belediye başkanı), Mehmet Dokumacı,
İsmail Özbeyen, Mehmet Özcan.
 

Koca Usta, uzun yıllar demirci dükkânında kullandığı araç-gereç ve takımları 1980 yılının mart ayında, eski çıraklarından Ebasanlar’ın karasörcü Ali’ye ve Nail Çavun’a satar. Böylece, çocukluğundan itibaren içinde bulunduğu demircilik mesleğinden fiili olarak ayrılır.

 

Hüseyin Usta ikinci kalp krizini hırdavat dükkânında geçirir; tedavi edilir, kurtulur. Bu arada yeni bir iş yeri açma girişimleri vardır. Torna atölyesi için Halk Bankasının desteği sağlanmış, makine siparişleri verilmiştir.

Usta’nın Kızılhisar’da gerçekleştirdiği meslekî ilkleri şöyle sıralayabiliriz:

· Kızılhisar’a ilk defa demirci kaynak makinasını getirmesi (1968).

· Kızılhisar’da ilk defa oto parça ve hırdavat dükkânını açması (1976)

· Kızılhisar’a ilk defa oksijen kaynağı ve tornayı getirmesi (1980). Bu yeni iş girişimi Usta’nın sağlığında yapılmış, vefatından sonra oğulları Mehmet ve Hamdi Demirkundak tarafından Kızılhisar’da faaliyete geçirilmiştir.

 

Mevsim tarlaların sürülüp ekildiği bahar aylarıdır. Usta da ailesiyle birlikte Söğüt Ovası’na nohut ekmeye gitmiştir. Yanında eşi Münire Hanım, oğulları Hamdi ve Zeki vardır. Usta, üçüncü defa kalp krizi geçirir ve yaylada hayatını kaybeder. Takvimler 21 Mayıs 1980’i göstermektedir. Kızılhisar Asrî Mezarlığı’na defnedilir. Bir büyük usta, bu dünyadan göçtü gitti. Geriye maziyi süsleyen hatıralar kaldı. Allah rahmet eylesin.

 

Denizli, 19 Haziran 2017

 

______________________

BİLGİ ALINAN KAYNAK KİŞİ

Kaynak Kişinin Adı Soyadı : Hamdi Demirkundak

Baba Adı : Hüseyin

Doğum Yeri Tarihi : Kızılhisar, 1961

Mesleği : Emekli

Yakınlık derecesi : Oğlu

Görüşme Yeri : Denizli

Görüşme Tarihi : 25 Mayıs 2017

Görüşme Şekli : Fotoğraflama ve not alma

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum