Yaşar ÖZTÜRK

Yaşar ÖZTÜRK


Serinhisar'dan Portreler: KURT MUSA

19 Kasım 2020 - 08:42 - Güncelleme: 20 Kasım 2020 - 11:37

Benim çocukluğumda 1. Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı’nın gazileri sağdı. Yaşlı ve yorgundular. Kızılhisar Çarşı Camii önündeki çınar ağacının gölgesinde otururlar, öğle ve ikinci namazından önce sohbet ederlerdi.  Çocukken biz de onların etrafında oynar, bazen de anlattıklarını dinlerdik.

“Kimler vardı?” diye hafızamı yokluyorum: Tatar Hacı İbrahim, Gadılı Hafız,  Karakuzu Hafız (Osman Karakuzu), Bozoklar’ın Hüseyin (Hüseyin Boz), Kurt Musa, Pehlivan Hacı, Aşağı Mahalleden; ama kimlerden olduğunu hatırlayamadığım Ramazan dede ve daha birçok eli öpülesi gazi… Allah onlardan razı olsun, nur içinde yatsınlar.


            Kurt Musa dedeyi çocukluğumda tanıdım; çünkü rahmetli yengemin (Melek Öztürk) dedesiydi. Nüktedan, muzip bir adamdı. Ben, onu eli bastonlu, fötr şapkalı haliyle hatırlıyorum. Şimdiki Hükümet Konağının arka tarafında servi sattığını, Mithat Paşa Caddesi üzerinde iki katlı, ahşap yapılı, mütevazı bir binada otel işlettiğini hatırlıyorum. Bir de çocukken peşinden koşup bir türlü yakalayamadığımız “Kurt Musa’nın meşhur tazısı”nı…

            Kurt Musa, Rumî 1315 (Miladi 1899)           yılında Kızılhisar’da doğdu. Babası Kurtlar sülalesinden Ahmet Ali’dir. Annesinin adı Hörü (Huri)’dür. Ailenin beş erkek çocuğu Ahmet, İbrahim, Süleyman, Musa, Mehmet’tir. İki de kız çocukları vardır: Sadıklar’ın Emine Özmen, Karahallar’ın Havana Güler.

            Kurt Musa, teyzesinin kızı Hörü (Huri) ile evlenmiştir. Kayınpederi Nuhlar sülalesine adını veren Nuh Süm, kayınvalidesi de Asiye Süm’dür.

            Kurt Musa 1315 doğumludur. Hani o meşhur Tokat türküsünde “On beşliler gidiyor / Kızların gözü yaşlı” diyorlar ya, işte o türkü “bin üç yüz on beşliler”in hikâyesini anlatır. Kurt Musa da “on beşliler”dendir.  Askere çağrıldığında 18 yaşındadır. Yıl 1917...  Cephelerde 1. Dünya Savaşı’nın en dehşetli çarpışmaları yaşanmaktadır. Kıyımlar, yıkımlar, ölümler,  açlık ve sefalet kol gezmektedir. Kurt Musa asker olarak Irak Cephesine verilir. Günlerce çarpışmalar sürer. Savaşın o dayanılmaz şiddetiyle Irak Cephesi bozulur, askerî birlikler dağılır. Bir de çöl gecelerine sarmalanmış Bedevî isyanları ve Lawrance ihanetleri yaşanmaktadır.

Kurt Musa’nın da içinde bulunduğu üç-beş asker yol iz bilmeden dağlardan, tepelerden geçerler, gündüz orman içlerinde dinlenir, gece güneşin battığı istikameti takip ederek Filistin Bölgesinden Adana’ya doğru yürürler. Cephenin dağılmasıyla sevk ve idare kaybolmuş, asker yorgun ve bitap düşmüştür. Ne birlik kalmıştır ne komutan… Üç beş gariban asker bir yerlere ulaşmaya çalışmaktadır. Aradan on beş gün geçer, haklarında “kaçak” muamelesi yapıldığını dahi bilmeden, Adana’ya ulaştıklarında başka askerî birliklere sevk edilirler. Bir cepheden bir başka cepheye koşarlar, savaşırlar, dövüşürler yıllarca…

Bir gün “Savaş bitti!” derler. Onlar da “ver elini Anadolu!” diyerek kaç zaman sonra köylerine, kasabalarına dönmeye başlarlar. Daha terleri soğumadan, yorgunlukları geçmeden Kızılhisar Karakolunda görev yapan Gebeş’in İbrahim Çavuş yeni bir tebligatla kapıya dayanır.  Der ki “Kurtuluş Savaşı başladı. Haydi Musa, yeniden cepheye!”

Kurt Musa, Kurtuluş Savaşı’nda İstanbul, İzmir ve Afyon cephelerinde İsmet Paşa’nın komuta ettiği askerî birliklerde savaşa katılır. Ömrü boyunca İsmet Paşa’yı çok sevdiğini söylerdi. Çünkü haksız yere muhatap olduğu “kaçak” yaftalamasından İsmet Paşa sayesinde kurtulmuş ve “idae-yi itibarına” yeniden kavuşmuştur. İstanbul önlerindeyken “çavuş” rütbesi almıştır. Bundan gayrı o, bu toprakların Musa Çavuşudur! Ama madalyası olmayan gazilerdendir. Dile kolay, toplam 107 ay askerlik yapmıştır.



Foto:2 Musa Kurt, 1970’li yıllar.

            Kurt Musa, askerlik dönüşü Burdur’un Gölhisar, Çavdır, Tefenni ilçeleri ile Acıpayam ve köylerinde seyyar deri alım satımı, nalburiye ticareti ile uğraşır. Kızılhisar’ın deri tüccarlarındandır.

            Kızılhisar’da düzenli otel işletmeciliği yapan kişilerdendir. Uzun yıllar Mithat Paşa caddesinde otelcilik yapmıştır.

            1950-1980 yılları arasında Kızılhisar’da Çavdır, Gölhisar, Acıpayam bölgesinden getirdiği servilerin  (kavak) ticaretiyle uğraşmıştır. O dönemde Kızılhisar’da yapılan ahşap evlerin büyük çoğunluğunda bu servilerin kullanıldığı söylenmektedir.

            Kurt Musa, ticaret adamıdır ve aynı zamanda misafirperverdir. Kızılhisar’a gelen yabancı ve misafirlere yardımcı olmuş, çok kişi otelinde ücretsiz konaklamıştır.

            Acıpayam, Akalan, Dedebağ, Darıveren, Çavdır, Büyükalan, Küçükalan Çamköy, Yusufça, Beyköy, Kayacık, Dengere gibi yerleşim birimlerinde hâlâ Kurt Musa’nın adından söz edilmekte, bu bölgelerde o nüktedan biri olarak tanınmaktadır.

            Kurt Musa’nın meşhur nüktelerinden birini nakledelim: Denizli, 1940’larda yaz sıcaklarıyla kavrulmaktadır. Kurt Musa ve arkadaşları,  Denizli garajının yan tarafında,üzeri hasırla örtülmüş şerbetçi çardaklarından birine otururlar. Muhabbet başlamıştır. Şişmanca bir kadın, yolun yukarısından aşağıya doğru sallana sallana gelmektedir.

Kurt Musa, arkadaşlarına biraz yüksek sesle şöyle sorar:
---- Bu gelen acaba göbek mi,bebek mi?
Kadın, tam şerbetçi çardağın hizasına gelir ve şöyle der:
---- Karşıdan biri uluyor; acaba enik mi, köpek mi?
***

            Kurt Musa’nın tek çocuğu vardır:1930 doğumlu, rahmetli Ali Kurt. Kurt Musa’nın soyunu torunları ve onların çocukları devam ettirmektedir. Torunları: Asiye Yazar, Melek Öztürk (merhume), Nadire Ünlü, Mürüvvet Burçak ve emekli öğretmenMusa Kurt’tur.

Kurt Musa, 1980’de, Nisan ayında 81 yaşındayken vefat etmiştir. Kızılhisar (eski) Asrî Mezarlığında medfundur. 1.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nın bu isimsiz kahramanına Allah’tan rahmet dilerim. Yarabbi, biz onlardan razıyız! Sen de aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizden razı ol! Saygı ve rahmetle…
     

BAŞSAĞLIĞI

Yine âni  bir ölüm haberiyle salsıldık.

Mehmet BEYDEMİR  
kardeşimiz genç yaşta kalp krizinden rahmet-i rahmana kavuştu. 

Hani Yunus'un dediği gibi:
Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi

Ailesine, yakınlarına ve gönül dostlarına  başsağlığı ve  sabr-ı cemil dilerim. Allah rahmetiyle muamele eylesin.
Yaşar Öztürk     
           


_______________
BİLGİ ALINAN KAYNAK KİŞİ
Kaynak Kişinin Adı Soyadı                                                : Musa Kurt
Baba Adı                                                                             : Ali
Doğum Yeri Tarihi                                                             : Kızılhisar, 1956
Mesleği                                                                              : Emekli Öğretmen
Yakınlık derecesi                                                              : Torunu
Görüşme Yeri                                                                   : Kızılhisar
Görüşme Tarihi                                                               : 27 Haziran 2017
Görüşme Şekli                                                                 : Fotoğraflama ve not alma

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum