HABER MERKEZİ
Üretim kapasitesindeki zayıflama her geçen ay daha net şekilde gün yüzüne çıkıyor. Ekonomilerin gerçek gücünün tüketimle değil, katma değer üreten sanayi ve güçlü üretim kaslarıyla ölçüldüğünü belirten uzmanlar mevcut gidişatın endişe verici olduğunu vurguluyor. Son açıklanan veriler de bu durumu açıkça ortaya koyuyor. İSO Türkiye İmalat PMI endeksi Haziran ayında 50 eşik değerinin altında kalarak 47,1 seviyesine geriledi. Bu gerileme imalat sektöründeki daralma trendinin devam ettiğini gösteriyor.
Endeksin yaklaşık 27 aydır eşik değerin altında seyretmesi sürecin geçici bir yavaşlama olmadığını, kronik bir yapısal sorun haline geldiğini kanıtlıyor. Haziran ayında incelenen 10 ana sektörün 9 tanesinde küçülme kaydedilmesi de tehlikenin boyutunu büyütüyor. Sadece kimya, kauçuk ve plastik sektörü büyüme bölgesinde kalmayı başarırken zayıflama sanayinin geneline yayılıyor.
Üretim Kapasitesi Kan Kaybediyor
Üretim cephesindeki bu daralmaya yüksek maliyetler ve düşen satın alma gücü doğrudan eşlik ediyor. İstanbul Ticaret Odası tarafından açıklanan verilere göre İstanbul’da perakende fiyatlar yıllık bazda yaklaşık yüzde 36 oranında artış gösterdi.
Diğer taraftan Türk İş verileri de hanehalkı üzerindeki ağır yükü gözler önüne seriyor. Açlık sınırının yaklaşık 35 bin 759 TL seviyesine, yoksulluk sınırının ise yaklaşık 116 bin 478 TL seviyesine yükselmesi iç talebin sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu durum hem tüketicinin alım gücünü olumsuz etkiliyor hem de üreticinin pazar payını daraltıyor. Finansman maliyetlerinin yüksekliği ise sanayicinin yatırım iştahını tamamen baskılarken fabrikalar kapasite kaybetmeye devam ediyor.
Bütüncül Kalkınma Modeli Şart
Ortaya çıkan bu karmaşık tablo sadece para politikası adımlarıyla çözülebilecek sınırları çoktan aşmış durumda. Fiyat istikrarını hedeflerken üretim kapasitesini de titizlikle koruyan reformlara ihtiyaç duyuluyor. Sanayicinin uygun maliyetli finansmana erişimini sağlayan bütüncül bir kalkınma modeli acilen devreye alınmalıdır. İhracatçının kur ve yüksek maliyet baskısı altında ezilmediği yeni bir düzen kurulmalıdır. Yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı yatırımların teşvik edildiği yeni bir ekonomik iklimin tesisi büyük önem arz ediyor. Kaybedilen üretim kaslarını yeniden inşa etmek yıllar alabileceği için yetkililerin hızla adım atması gerekiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: