Denizli Valiliği öncülüğünde gerçekleştirilen “Güvenli Okul İklimi Değerlendirme Toplantısı” ile ilgili açıklama yapan Eğitim Sen Şube Başkanı Hüseyin Özdemir, “Güvenli Okul İklimi Değerlendirme Toplantısı başta okul güvenliği olmak üzere öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin en yakıcı sorunlarına dair beklentileri karşılayamamış , sendikaların görüşleri alınmamış, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin mesleki itibarını örseleyen söylemlerin dile getirildiği bir etkinliğe dönüşmüştür. Söz konusu toplantıda : “En demokratik hakkımız olan iş bırakma eylemimizi “yükü başkasına atmak” olarak değerlendirilmiştir. Bu anayasanın güvencesinde olan sendikal bir eyleme karşı antidemokratik bir bakış açısının bir sonucudur.
“Okul Güvenliği” sürecinin tüm yükü rehber öğretmenlere ve idarecilere yüklenmiştir. Oysa ki okul güvenliği sorunu başta yetkililer olmak üzere tüm kurumların ortak aklı ve gücüyle çözülecektir ,çözülmelidir. İl Milli Eğitim Müdürü öğrencilerin eğitim sürelerinin sadece %10’unu okulda geçirdiklerine dair bir saptamayı dile getirmiştir. Bu saptamanın ardından “O zaman biz size boşuna maaş veriyoruz.” gibi öğretmenlerin itibarını zedeleyen tüm eğitim camiasını kamuoyu önünde küçük düşüren bir cümle sarf edilmiştir” dedi.
“EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN HAKLARINI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Açıklamasında eğitim öğretim yaşamından sorumlu tüm yetkileri uyaran Özdemir, “Bu asla kabul edilemez ifade öğretmenin maaşına göz diken öğretmenin aldığı ücreti bir külfet olarak gören bir anlayışın göstergesidir. Toplantıya katılan bir öğretmenin konuya dair görüşlerini içeren konuşması toplantının bazı katılımcıları tarafından alkışlanmıştır. Alkışlamak demokratik bir hak olmasına rağmen alkışlayanlara karşı sorgulayan ve baskı unsuru taşıyan bir tutum sergilenmesi eğitimin demokratik niteliğine zarar verdiği gibi tüm öğretmenler üzerinde korku iklimi yaratma anlayışının bir yansımasıdır.
“Hademelerle müdürler birbirinden ayırt edilemez hale geldi.” diyerek kılık-kıyafet üzerinden değerlendirmelerde bulunulmuş böylelikle aynı zamanda öğretmen olan idareciler değersizleştirilmiştir. Doğrudan ya da dolaylı eğitim öğretim yaşamından sorumlu tüm yetkileri uyarıyoruz. Eğitim emekçilerinin itibarını sarsan bu tip söylemlerden vazgeçin. Okulların güvenliğini sağlamak, eğitim emekçilerinin özlük, demokratik, ekonomik haklarını ve en önemlisi itibarını korumak ile geliştirmek sizlerin en temel görev sorumluluğunuzdur. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak eğitim emekçilerinin itibarını ve en temel haklarını korumak ve geliştirmek için mücadeleye devam edeceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: