Reklam

Osmanlı yadigârı tarihi cami yok oluyor!

Mülkiyeti kendilerine ait olmadığı gerekçesiyle hiçbir kurumun sahip çıkmadığı Osmanlı yadigârı 150 yıllık cami, bakımsızlıktan yıkılmaya yüz tuttu.

Osmanlı yadigârı tarihi cami yok oluyor!

Mülkiyeti kendilerine ait olmadığı gerekçesiyle hiçbir kurumun sahip çıkmadığı Osmanlı yadigârı 150 yıllık cami, bakımsızlıktan yıkılmaya yüz tuttu.

Reklam
Osmanlı yadigârı tarihi cami yok oluyor!
25 Mayıs 2019 - 14:53
Reklam


Denizli'nin Çivril ilçesine bağlı Bayat köyünde çatısı delinmiş, kerpiç duvarları yıkılmış, kapısı ve camları kırık tarihî cami bürokrasi kurbanı oldu.


Tarihi caminin içiyle dışının görünüşü arasında çok büyük farklılıklar bulunuyor. Minaresi olmayan, sade görünümlü yapı su basmanı seviyesine kadar taş, beden duvarları ise kerpiçle inşa edilmiş. İçindeki dört halifenin adları ve diğer süslemelerle adeta bir hüsn-ü hat müzesini andırıyor.



İç duvarında boşlukta duran serviler, laleler karanfiller, narlar, portakallar ve hatla oluşturulan yapraklar gibi bitki motifleri, geometrik, mimari ve sembolik tasvirli süslemeler kullanıldığı görülüyor.



 Çatının akması sebebiyle hat sanatının güzel örnekleri ve süslemelerin zarar gördüğü, imamın namaz kıldırdığı mihrabın kazıldığı dikkat çekiyor.



Caminin ön tarafında bulunan ve bir zamanlar mescit olarak kullanılan bölümse tamamen yıkılmış. Köylüler, devletin kiliseleri restore ederken son tadilatı 70 yıl önce yapılan camiyle ilgilenmediğini söylüyor. Kamu kurumları yetkilileri ise, "Caminin mülkiyeti bize ait değil." diyerek birbirini suçluyor. Bürokrasi kurbanı olan camiinin ayakta kalmaya direnen son parçaları da, göz göre göre  teker teker yok oluyor.



BAYAT CAMİİ
Cami, kuzey-güney doğrultusunda kare planlı ve tek mekanlıdır. Kuzeyde dikdörtgen şeklinde bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Minaresi yoktur. İbadet mekanında iki ahşap kolonla üç salon oluşturulmuştur. Tavanda diklemesine atılan büyük ahşap kirişler sayesinde tüm tavan hasırla kaplanmıştır. Son cemaat yerinde de aynı hasır örgü kullanılmıştır. Son cemaat yerini ise dört ahşap kolon taşımaktadır. Ancak iki kenardaki ahşap kolonların işlevi yoktur.

Bunlar beden duvarlarına hemen hemen birleştirilmiş durumdadır. Camide güney duvarda yarım daire şekilli mihrap nişi vardır. Bunun her iki yanında iki küçük pencere, doğu duvarda iki, kuzey duvarda da bir küçük pencere olmak üzere toplam beş pencere açıklığı yer almaktadır. Ancak camide aydınlık bir mekan yaratılmamıştır.

Güneybatı duvarda ahşaptan bir minber, güneydoğu duvarda ise ahşap bir vaiz kürsüsü yer almaktadır. Caminin tabanı toprak olup, fazla düzgün olmayan bir zemin oluşturulmuştur. Son cemaat yerinde giriş kapısının batısında yarım daire şeklinde bir mihrabiye vardır. Caminin beden duvarları son derece kalın tutulmuş olup, yığma kerpiç şeklinde yapılmıştır. Üzeri kireç harcı ile sıvanmıştır.

Toprak dam olan çatısı kırma çatı olarak 1963 yılında yenilenmiş ve üzeri Marsilya Tipi kiremitle örtülmüştür. Caminin içindeki mihrap duvarları da dahil olmak üzere bütün duvarlar ve ahşap kirişlerin üzerleri renkli boya ile yapılan bezemelerle süslüdür. Bu bezemeler arasında Mekke tasvirleri, vazodan çıkan stilize çiçek motifleri ve eski yazı ile oluşturulan madalyonlar yer almaktadır. Tavandaki kirişlerden birinin üzerinde H. 1289 yılı yazılıdır. (Kültür ve Turizm Müdürlüğü)
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum