Prof. Dr. Bilal Söğüt: "Stratonikeia Antik Kentinin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne Girmesini Amaçlıyoruz."

Pamukkale Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi, Stratonikeia ve Lagina Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia antik kentinde 2018 yılı itibariyle kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları sonucunda çok önemli tarihi yapıları ayağa kaldırdıklarına vurgu yaparak Stratonikeia’nın UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesini amaçlıyoruz, dedi.

Prof. Dr. Bilal Söğüt: "Stratonikeia Antik Kentinin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne Girmesini Amaçlıyoruz."

Pamukkale Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi, Stratonikeia ve Lagina Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia antik kentinde 2018 yılı itibariyle kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları sonucunda çok önemli tarihi yapıları ayağa kaldırdıklarına vurgu yaparak Stratonikeia’nın UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesini amaçlıyoruz, dedi.

Reklam
Prof. Dr. Bilal Söğüt: "Stratonikeia Antik Kentinin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne Girmesini Amaçlıyoruz."
19 Kasım 2018 - 16:20
Reklam

Kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmalarının Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Pamukkale Üniversitesi tarafından yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Bilal Söğüt, Stratonikeia antik kentinde devam eden kazı, restorasyon ve konservasyon faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Hüseyin Bağ başta olmak üzere üniversite yönetimi ve çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum.

Stratonikeia antik kenti, Karya bölgesinin en önemli kentlerinden biri. Anadolu’nun yerli halkı olan Karyalılar ve Leglere ait bir yerleşim yeri. O dönemden günümüz Cumhuriyet dönemine kadar yaşamış ve yaşanmış bir kent. Dünyanın en büyük mermer kenti olan Stratonikeia’da 1977 yılında Prof. Dr. Yusuf Boysal başkanlığında başlayan kazı faaliyetleri, o tarihten günümüze devam ediyor. Bu bölgeye ilk kez 1993 yılında Lagina antik kenti çalışmalarına katılmak için gelmiştim. O dönemde doktoraya başlama aşamasında genç bir öğretim elemanıydım. Çeşitli heyet başkanlıklarından sonra 2008’de Stratonikeia’ya bir kazı başkanı arandığında Pamukkale Üniversitesi adına başvuru yaptım.

Yabancı uyruklu akademisyenlerin de bu görev için yoğun başvuruları vardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu görev için beni uygun gördü. Bu görevin bana verilmesinde daha o tarihlerde Pamukkale Üniversitesi’nin arkeoloji alanında yaptığı önemli çalışmaların da etkili olduğunu düşünüyorum. Nitekim arkeoloji alanında Pamukkale Üniversitesi’nin elde ettiği başarılar, sonraki dönemde üniversite bünyesinde kurulacak olan Arkeoloji Enstitüsünün de habercisiydi. Günümüzde Pamukkale Üniversitesi yönetiminin arkeoloji alanında veStratonikeia Antik Kenti kazılarında üstlendiği öncü rol ile çok ileri bir seviyeye geldik. Rektör Sayın Prof. Dr. Hüseyin Bağ başta olmak üzere üniversite yönetimine ve çalışanlarına, çalışmaları ve büyük desteklerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Stratonikeia alışılmış antik kentlerden farklı bir yerleşim ve kent dokusuna sahip.

Kentte yapılan kazı çalışmalarında her yıl önemli verilere ulaştıklarını anlatan Söğüt, ''Anadolu’nun pek çok bölgesinde tarihi yapıları görmek mümkün ancak Stratonikeia’da antik dönemden günümüze yapıların hepsi bir araya toplanmış durumda ve bir elin parmakları gibidir. Stratonikeia yaşayan bir arkeoloji kenti. Bunun bir benzeri yok. Antik dönemden günümüze yapıların bir bütün olarak bu şekilde korunduğu başka bir kent bulunmuyor. 3500 yıllık tarihinde Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde varlığını devam ettirmiş, bu dönemlere ait yapıların bir arada olduğu bir antik kent.” diye konuştu. Kentte her öğretim elemanının kendi uzmanlık alanlarına bağlı farklı yapı ve alanlarda çalışma yürüttüklerini vurgulayan Söğüt, kazıların ağırlıklı olarak Kuzey Şehir Kapısı, Kuzey ve Batı Caddeleri, Roma hamamı, latrina, mezarlar ve sur duvarlarında gerçekleştirildiğini, antik kentin içindeki farklı tarihlere ait yapıların gezilebilecek duruma getirildiğini dile getirdi.

Kurum ve kuruluşlarla birlikte pek çok yapıyı ayağa kaldırdık.

Stratonikeia’da kazı faaliyetleri olmasa bile restorasyon ve konservasyon işlerini yılın 12 ayı boyunca gerçekleştiriyoruz. Kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Pamukkale Üniversitesitesi tarafından yürütülüyor. Muğla Valiliği, Muğla Belediyesi, Yatağan Kaymakamlığı, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) ve özel kuruluşlar da destek veriyor.
Yaptığımız çizim faaliyetleri ve projelerin ilgili kurumlardan onayını aldıktan sonra kendi alanlarına göre restorasyon ve konservasyon çalışmalarını yürütüyoruz. Pamukkale Üniversitesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) işbirliği ile 2017 yılında Ali Aydın Evi ve Beylikler Dönemi Selçuk Hamamı restorasyonunu gerçekleştirdik.
Bu üniversite olarak GEKA ile ilk ortak projemizdi, çok güzel sonuçlar ortaya çıktı. Tanıtıcı tabelalar, ışıklandırmalar ile birlikte ziyaretçiler tarafından gezilebiliyor. Şaban Ağa Camisi’nin restorasyonunu Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) desteği ile 2017 yılında gerçekleştirdik. Nihayetinde tarihi 15. yüzyıla dayanan bu nadide camiyi de artık insanlar ziyaret edip ibadetlerini gerçekleştirebiliyor. Stratonikeia’nın,

kutsal alan Lagina’ya giden Kuzey Cadde bölümünde kazı faaliyetlerimiz devam ediyor. Burada şehir kapısını ve sütunlu caddeyi ayağa kaldırıyoruz. Bunların dışında Osmanlı dönemine ait olan Hasan Sar Evi’ni Muğla Valiliği desteğiyle, Bılla Evi olarak adlandırılan yine Osmanlı dönemine ait tarihi evi Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Restorasyon Dairesi Başkanlığının desteğiyle, antik tiyatroyu GEKA ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün desteğiyle restorasyon çalışmalarına bu yıl başladık.
Ayrıca GEKA ve Yatağan Kaymakamlığı ile de çalışmalar yapıyoruz. Kentin dışında, Stratonikeia’ya bağlı bir dini merkez olan, kente 8 km uzaklıkta olan Lagina Hekate Kutsal Alanı’nda çalışmalarımız devam ediyor. Burası 2016 yılında Bakanlık kararıyla kazı alanımıza dahil edildi.
Bu dini merkez Tanrıça Hekate adına yapılmış, kutsal alan ve tapınakların olduğu bir yer. GEKA’dan aldığımız desteğin bir kısmını burada kullanıyoruz. Özetle antik kentin içinde her döneme ait, 3500 yıllık tarihsel geçmişe sahip yapılar içinde çalışmalar gerçekleştiriyoruz. İnsanlar, Stratonikeia’yı ziyarete geldiklerinde farklı bir tarihi heyecan ve duyguya kapılsınlar istiyoruz.
Burada insanlar, Osmanlı dönemine ait taş döşeli yollarda yürürlerken duraksadıklarında bir taraflarında Helenistik döneme ait yapıları, diğer taraflarında Osmanlı konaklarını görebiliyorlar. İnsanlar burada Erol Usta’nın kahvesini, Enver Çavuş’un dükkanını, Şaban Ağa’nın camisini, Augustus’un tapınağını, Roma Hamamını birlikte görebiliyorlar.
Ziyaretçilerden çok güzel yorumlar alıyoruz. Bu anlamda amacımıza ulaştığımızı düşünüyorum. Kentte Genel Müdürlüğümüz tarafından Koruma Amaçlı İmar Planı çalışmaları da sona yaklaşmış durumda. Artık UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Stratonikeia’nın, yakın zamanda UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesini amaçlıyoruz.

GEKA tarafından 4 projeyle desteklenen tek üniversite Pamukkale Üniversitesi.

Stratonikeia’yı Pamukkale Üniversitesi olarak yaptığımız çalışmalarla çok farklı bir seviyeye çıkardık. Bu seviye başlı başına bir gurur ve mutluluk kaynağı. Üniversite olarak Arkeoloji Enstitüsü’ne sahip olmamızın dışında, bu yıl Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından 2’si Stratonikeia, 1’i Laodikeia ve 1’i de Tripolis antik kentinde olmak üzere 4 projeyle desteklenen tek üniversiteyiz. Yaklaşık 70 kişilik bir ekiple, inanılmaz bir coşku ve heyecan içinde her dönemden eserleri gün yüzüne çıkarıyor; konserve ediyor ve sergiliyoruz. Stratonikeia antik kentine ziyaretçileri bekliyoruz.


YORUMLAR

  • 0 Yorum