“Çok eski devirlerden birinde, adam oğlunu çırak verdiği hiçbir meslekte başarı gösteremeyince; tanıdığı bir falcının yanına çırak vermiş.
Falcıya teslim ettiği oğlunu bir yıl arayıp sormamış.
Bir yıl sonra falcının yanına gitmiş. Oğlunu görmüş.
Oğlu elini öpmüş. Ustası da oğlunun falcılığı öğrendiğini söylemiş.
Adam oğlundan pek emin olamadığı için bir imtihan yapmak istemiş.
Oğlu görmeden parmağındaki yüzüğü çıkarıp avucunun içine saklamış.
- Avucumdakini bilirsen, ustalığın tamamdır!.. demiş.
Doğru tahmin yapamayınca, falcı bir kaç ipucu vermiş:
- Ortası deliktir. Halka şeklindedir!..
Çırak hemen cevabı yapıştırmış:
- Tamam. Şimdi buldum: Değirmen taşıdır!..
Usta falcı:
- Aferin evladım. Çok güzel tahmin ettin. Değirmen taşı da tıpkı yüzüğe benzer, ama avuca sığmaz!.. demiş...”
Ne yazık ki bu kaabiliyetli delikanlı dünyaya erken gelmiş. Şimdi olsaydı bizim Saray’da yüksek maaşlı güzel bir iş bulurdu...
FALCI ÇIRAĞI...
Yayınlanma :
07.06.2018 17:56
Güncelleme
: 07.06.2018 17:56
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: