Türk kültüründe yaşatılmaya çalışılan pek çok etkinlik, ne yazık ki; bazı kesimlerin sahip çıkmaması, bazı kesimlerin siyasal İslam anlayışı içinde yok etmesi, bazı kesimlerin de “neme lazımcılık” anlayışı yüzünden zaman içerisinde yok olup gidiyor. Bazı kültürel etkinlikler de birilerine inat yüzyıllardır sürdürülüyor ve devamı için pek az insan çırpınıp duruyor.
Çal ilçesinin Akkent (Zeyve) beldesinde ve Çal Çakırlar köyünde en azından 800 yıllık “Hıdrellez” etkinlikleri, işte yüzyıllara inat, bir avuç kimse tarafından inatla devam ettirilmeye, gelecek kuşaklara aktarılmaya çalışılıyor.
Her iki kültürel etkinlik buram buram Türk kültürü kokuyor. Bu kültürel etkinlikler Ahmet Yesevi öğretilerinin, İmam-ı Maturidi anlayışının temel alındığı, Orta Asya steplerinden Anadolu bozkırlarına taşınan engin bir anlayışın temel taşları olmuştur.
Türklerin İslamiyet ile yeni yeni tanıştığı, Anadolu’nun yurt haline getirilmeye çalışıldığı dönemde, ata yurtlarını özleyen Türkmenler, İslamiyetin temel öğretilerinin yanında, eski inançlarından kalan ve İslami anlayışın içinde yoğurdukları kültürel etkinlikleri gelecek nesillere aktarmanın önemli olduğunu fark etmişler ve bunu kendilerine görev bilmişlerdir.
MIRTLAK
Zeyve’de kutlanan “Mırtlak” etkinliği Türklerin Tek Tanrı inancından beri kutladığı bir etkinliktir.
Mırtlak Kelimesi Türk Dil Kurumu’nda karşılığı olmayan, ancak Ege bölgesi ağızlarında "mutfak" anlamında yöresel olarak kullanıldığı bilinmektedir. Bununla birlikte Akademik çalışmalarda 19. yüzyıl Uygur yemekleri üzerine yazılmış Çağatayca bir mesnevide bu kelime “Mutfak kırıntıları”, Mutfaktaki son kalan yemeklikler” anlamında kullanılmıştır.
Hızır ve İlyâs isimlerinin halk ağzında aldığı şekilden ibaret olan hıdrellez, kökü İslâm öncesi eski Orta Asya, Ortadoğu ve Anadolu yaz bayramlarına dayanan, Hızır yahut Hızır ve İlyâs kavramları etrafında dinî bir muhtevaya bürünmüş halk bayramının adıdır. Bu bayram, merkezini özellikle Anadolu ve Balkanlar’ın, Kırım, Irak ve Suriye’nin teşkil ettiği Batı Türkleri arasında, bugün kullanılmakta olan Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs (eski Jülyen takvimine göre 23 Nisan) günü kutlanmaktadır.
Eskiden 6 Mayıs (23 Nisan) halk arasında yaz mevsiminin başlangıç tarihi sayılmaktaydı. Nitekim eski takvimde yıl ikiye ayrılmış olup 23 Nisan’dan (6 Mayıs) 26 Ekim’e (8 Kasım) kadar süren 186 gün “Hızır günleri” adıyla yaz mevsimini, 23 Nisan’a kadar devam eden 179 gün de “Kasım günleri” adıyla kış mevsimini oluşturuyordu. Hıdrellez de kışın sona erip yazın başladığı gün olarak kutlanmaktadır.
Zeyve bölgesindeki Mırtlak etkinlikleri; (Donsuz) Ahmet Gazi tarafından Baharın gelişini kutlama, Nuh tufanından sonra Hz. Nuh’un sular çekilip, karaya çıkmaya hazırlandığında gemide kalan son yiyecek kalıntılarını bir araya toplayarak hazırlanan “Aşure” örneği “imece katılım” ile ortaya çıkan yemeğini (bugün Bulgur veya Keşkek örneği) Yağmur duası ile bütünleştirerek hem eğlence, hem dua, hem de kutlama olarak yapılan bir kültürel etkinlik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Mırtlak etkinliği; bütün köy halkının yoksul, zengin ayırımı yapılmaksızın bütün hanelerin “karınca kararınca” katkı sağlayarak toplanan yemeklik malzemelerin bir araya getirilerek 21 kazanda pişirilmesi, evlerde yufkaların hazırlanması, Cuma günü Koru Dağı eteklerine Yağmur duasına çıkılması ve ardından Türbe alanında eğlenilmesi esasına dayanmaktadır. Ancak Ahmet Gazi’nin savaş sırasında askerlerine verdiği ve bitmeyen ekmeklerin sırrı da bu kültürel etkinliğe efsane şeklinde katılmış ve Mırtlak etkinliği destansı hale getirilmiştir.
Bu tür etkinlikler, Denizli bölgesinde sıkça kutlanmaktadır. Hemen hemen bütün ilçelerimizde kültür değeri olarak dikkat çeken ve kutlanan bu etkinliklerin gelecek kuşaklara aktarılması önemlidir.
Kültürünü unutma… Unutturma..!
Saygılarımla…
Yorumlar
Kalan Karakter: