İbrahim İMAMOĞLU

İbrahim İMAMOĞLU

HASBİHAL

TURAN BİRLİĞİ BAŞLIYOR MU?

10 Haziran 2020 - 13:06

Herkes bilir. 1970’li yıllardan itibaren Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü ocaklarının kurularak faaliyete geçmesi ile birlikte, Milliyetçi gençlere anlatılan en önemli konulardan birisi “Turan Birliği” ve bunun akabinde Türk Dünya’sının birleşmesi, birlikte hareket etmesi gibi hümanist anlatımlar, hayal dünyasının algılayacağı bir şekilde dile getirilmesi çok önemli bir ideoloji dalıydı.

Ancak, SSCB’nin güçlü olduğu o yıllarda Komünizm’in esareti altında olan Türk Cumhuriyetleri, ağır ağır kafalarını kaldırmaya başlasalar da, tam manasıyla özgür olacakları Ülkücü gençlerin sloganlarından öteye geçememişti. Ama Türk dünyasının birlikteliği, “Tek Millet” hayali Türk Milliyetçilerinin hayaliydi ve bunun için Komünizmle mücadelede etkin bir şekilde kullanılıyordu.  

Başbuğ Alpaslan Türkeş’in söylemlerinde, mitinglerinde hep aynı konu işlenmiş ve Türk dünyasının içinde bulunduğu açmazın sigortası MHP olmuştu.

1990’lı yıllara gelince, SSCB’nin çözülmeye başlaması ile birlikte ülkücü hareketin hayalleri gerçek olmaya yüz tutmuştu. Sovyetlerin gelişmesini sağlayan, güçlü dinamiklerinin tam ortasında bulunan Türk Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan etmeye başlayınca; Dünya bir kıpırdanma içerisine girdi.

Dünyanın var olmasından bu yana, Dünya tarihine yön veren Türkler, tarih sahnesine tekrar çıkıyorlardı. Bu hareket bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin öncülüğünde bir Turan Hareketi olabilir miydi? Olursa, yüzyıllardır sömürgeci güçlerin elinde olan bu verimli topraklar üzerindeki Türk devletleri  nasıl bir başarı elde edebilirdi? Yeni dünya düzeninde tutunmaları, gelişmeleri ve kendilerini ispat etmeleri ne kadar sürerdi?

İşte bu aşamada Rahmetli Başbuğ Alpaslan Türkeş, bilgi ve birikim ile donanmış Ülkü devlerini gerek açıkça, gerekse gizli bir şekilde Türk devletlerine göndermiş, onların özlerini kaybetmeden geleceğe hazırlanmasında öncü olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti, ağabeylik yaparak bu kucak açtığı kardeş devletler ile iletişime geçmiştir.

Bunun için kurulan “Türk Cumhuriyetleri birlik ve Dayanışma” locası ile özkardeş anlayışını faaliyete geçirerek, Dünya’ya adeta “Türk Birliği” sözcülüğünü ilan etmiştir.  Ve kültürel çalışmalar başta olmak üzere her alanda çalışma içerisine girilerek, yeterli olmayan ve birileri tarafından kasıtlı olarak sekteye uğratılan çalışmalar ağır da olsa günümüze kadar getirilmiştir.

Türk Dünyası tarafından “Türk’ün son Başbuğu” olarak kabul edilen Alpaslan Türkeş’in azmi ve gayreti ile bugünlere gelen Turan Birliği, bugün O’nun yetiştirdiği evlatları tarafından geliştirilmekte ve Başbuğ’a yakışır bir siyasi birliktelik için hareket etmektedir. Dünya bu hareketi ilgi ile değil, dikkatle izlemektedir. Ve Türklerin Dünya nizamına ne zaman çeki düzen vereceklerini korku ile beklemektedir. Zira emperyalist devletler, Türklerin dünyaya nasıl nizam verdiklerini çok iyi bilmekte ve önlenmesi gereken bir hareket olarak görmektedir.

Macarların kendilerini Türk olarak kabul etmesi ve son birkaç yıldır “Türk kurultayı” düzenlemeleri bile düşmanlara korku salmış gözükmekte, Türk dünyasını ile sevindirmektedir. Ve son bir yıldır gerçekten bu konuda çok güzel çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmaların en güzeli Spor alanında geçekleştirilmektedir.
Hatırlarsınız. Iran’in Güney Azerbaycan bölgesinde 23 Milyon Türk taraftarı olan, bir ara ünlü Teknik Direktör Mustafa Denizli tarafından da çalıştırılan Traktör Futbol takımı, Türk dünyasının kalbi olmaya başlamıştı. Hatta o bölgeden yükselen “Turan ve Türk” sloganları Türk dünyasında sempati ile karşılanmaya başlanmıştı.

Şimdilerde ise, “Turan Kupası” adı altında, sadece Türk Cumhuriyetleri futbol takımlarının katılabileceği bir Federasyon kurulma aşamasına geçildi. Hem maddi gelir sağlama, hem de manevi lezzetlerin ve kardeş olmanın hazzını yaşamak için başlatılan bu çalışma; çok yakında Türk Cumhuriyetleri Spor bakanlıkları veya federasyonlarının bir araya gelmesi ile kurulacak ve aradaki mesafeler biraz da olsa küçülecektir. 

Bence; Türk dünyasında büyük sevince vesile olan ve gerçekten heyecan yaratan bu çalışmanın acilen faaliyete geçirilmesi gerekmektedir. Yılların hasreti bitirilmeli ve Turan Birliği kurulması yolunda bir adım olarak değerlendirilerek, bir olmanın, diri olmanın kıvamı yoğunlaştırılmalıdır.
Ne Mutlu Türküm diyene…
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum